Demokrasi Bayramı

0
714

Sansasyonel olayların bitmediği ülkemizde, olayları sadece bize gösterildiği kadarıyla yorumlayabilmekteyiz. Medyadan yansıyanlar, yetkililerin açıklamaları ve sosyal medya görüntüleri.

15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişimi(!) ile Türkiye tarihine acı bir olay daha eklendi. Demokrasi savaşçılarının sergilediği bilindik tavırlardan bahsetmiyorum bile!

Tüm bunların senaryo olduğu, arkasından belli projelerin çıkacağı öne sürüldüğünde, bu kadar da olmaz diyenlerle karşı karşıyayız. Fakat unutuyorlar ki; tüm dünya üzerindeki siyasetçiler, onların akıllarının alamayacağı kadar pisliğe bulaşmış durumda. Halkın çoğunun desteklediği bir başka diktatörü hatırlayın; Hitler! 27 Şubat 1993 tarihinde Alman Meclisi Hitler emriyle yakıldı.

İnsan psikolojisini ve insanı yönetme sanatı hemen her diktatörün sahip olduğu bir özelliktir. Ve unutmayın ki; kaos ortamlarında bile bir güç, bir sistem, bir düzen vardır.

Gezi Parkı eylemleri sırasında ‘demokrasi’ için sokaklara dökülenlere pala sallayan zihniyetle, bugün sokakta ‘demokrasi’ için er öldüren zihniyet aynı zihniyet. O zaman eylemcileri terörist ilan ettiler, bugün kafa kesenleri kahraman! Gezi döneminde ve bu darbe girişimi(!) olaylarında onları sokağa çağıran ise gene yetkililerdi.

Düşünün ki; “tüm halkı alanlara davet ediyorum” diyen bir yönetim tarzı mevcut ülkede. Ne hoş! Bunu gerçekten ‘demokrasi’ için istediklerini bilsem çok mutlu bir birey olacağım.

Türkiye’nin bu iki günlük görüntüsü akıllara birçok soru işareti getiriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sokağa çıkma çağrısından sonra belli şeriatçı militanlar, ellerinde silahlar ile alanlardaydılar. Polisle birlikte askerle savaştılar, tekbir getirdiler, öldürdüler, kafa kestiler, taşladılar… Fakat ‘demokrasi’ için oradaydılar(!).

Demokrasiyle yönetilen(!) bir ülkenin vatandaşı olarak soruyorum; silah taşıyanlar, askeri linç edenler yüksek mahkemenizde yargılanacak mı?

Ordu içinde küçük bir azınlığın bu girişimi gerçekleştirildiği söyleniyor. Yani buradan şunu öğreniyoruz ki; binlerce subay, binlerce uçak ve tanklarla bu azınlığı önleyemiyor, halkın gücü gerekiyormuş. Ve o halk silahlının karşısına sürülebiliyormuş…

Onlarca insanın ölmesi ve yüzlercesinin yaralanmasıyla sonuçlanan bu darbe girişimi(!), akıllarda birçok soru işareti bıraktı. Unutmayın; bu bizim savaşımız değil, bu siyasilerin ‘güç’ savaşı. Her zaman ve her yerde olduğu gibi sadece masum insanlar ölüyor. Bir ideolojiye, bir görüşe, bir inanca bağnazlığın sonu tüm halkları karanlığa götürür… Aptal olma! Düşüncenin sınırı yok, düşün!

 

Eylem Özkan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here